26 11 2008

Sazan Balıgını Tanıyalım





Sazan balığı (Cyprinus carpio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlısu balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg ağırlıkta olanları . Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir. Türkiye'nin akdeniz ve güneydogu bölgesi haricinde heryerinde bulunur.Ancak, Akdeniz Bölgesinin en önemli akarsularından olan Göksu Irmağı'nda bol miktarda sazan yaşamakta ve ağırlıkları 10-12 kilograma ulaşabilmektedir.
Sazangiller familyasından, uzun ve iri gövdeli bir tatlı su balığı. Anayurdu Asya'dır. 12. yüzyıldan sonra, Avrupave Amerika'nın tatlı sularında üretilmiştir. Suni balıkçılıkta önemli yer tutar. Göl ve yavaş akan derelerin dip sularında yaşar. Solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenir. Çoğunlukla boyları 1 metreden fazla olur. Ağırlığı 25 kg'dan fazla olanları da vardır. Her ısıdaki suya uyum sağlar. 3-30°C arasındaki sularda rastlanır.Pullu ve pulsuz birçok çeşidi vardır. Pullu türleri iri pulludur. Renk ve biçimleri yaşadıkları ortama göre değişir. Genellikle sırtı koyu yeşil, yanları ve karın altı yeşilimtrak kahverengidir. Küçük ağızlı kalın ve oynak dudaklıdır. Üst çenelerinden dört bıyık sarkar. Ağız dişleri yoktur. Yutak (farinks) dişleriyle besinlerini öğütürler. Bıyıkları dokunma organı olarak görev yapar.


Dip/Ortam ısısına bağlı olarak en geç bir hafta içinde yumurtalar açılır. Üç yılda erginleşirler. Sazanların 100 yıl kadar yaşadığı söylenirse de, ömürleri normal olarak 40-50 yıl kadardır. Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar. Ağla bol miktarda avlanırlar. Durusu gölünde 30 kg gelenleri vardır.Ülkemizde yaşayan kemikli balıkların büyük bir kısmı bu familyaya dâhil eri karıştırır, suyu bulandırırlar. Çevik ve hareketli balıklardır. Sürüyle dolaşırlar. Eti fazla kılçıklıdır. İrileri iyi pişirildiğinde eti beğenilir. Nisan-Haziran arasında yumurtlarlar. Yumurtaları bitkilere yapışır. Bir dişi, bir defada yarım milyon yumurta bırakabilir. Yumurtaların çoğu diğer balıklar tarafından tüketilir. olup, özellikle tatlı su balıklarını ilgilendirir. Baş çıplak, vücut ise az çok büyük olan cycloid tipteki pullarla örtülüdür. Ağızda maxiller diş bulunmaz. Bazı türlerde ağız protraktil karakterde (körüklü) olup, tıpkı bir körüklü hortum şeklinde ileriye doğru uzayıp kısalabilir. Yağ yüzgeci bulunmaz. Bu familyanın en karakteristik özelliği olarak farinks dişlerinin varlığı gösterilebilir. Bu dişler genellikle operkulumun altında ve 4. solungaç yaylarının gerisindeki faringien kemikler üzerinde olup sıra, sayı ve şekilleri türlere göre büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenler, cinslerin ve türlerin ayrımında önemli diagnostik özellikler olarak dikkate alınırlar. Sırtta daima tek dorsal yüzgeç vardır. Ventral yüzgeçler ise, bütün cins ve türlerde abdominal tiptedir. Hava keseleri mevcut olup, daima bir boğumla iki loba ayrılmıştır. Ayrıca pnuematofor adı verilen bir kanal sayesinde özafagus ile devamlı irtibat halindedir. Omur şeridinin ilk dört omuru birbirleriyle az çok kaynaşarak weber kemikleri denilen özel bir formasyon meydana getirmişlerdir. Mide civarında plorik çekum denilen kör bağırsaklar bulunmaz. Genellikle bıyıksız iseler de bazen bir veya iki çift bıyık taşıyan temsilcilerine rastlanmaktadır. Ağız konumu itibariyle terminal, yukarıya yönelik veya alt durumlu olabilir.


Çoğunlukla sürüler halinde yaşarlar. Üreme zamanı ilkbahar ve yaz aylarıdır. Bu zamanda bilhassa erkeklerinin daha parlak ve süslü bir görünüm kazandığı, özellikle baş ve vücutları üzerinde küçük üreme tüberküllerinin meydana geldiği dikkati çekmektedir.
Salmonidae familyası gibi ekonomik önemi olan bu familyanın bazı temsilcileri çabuk büyümeleri, yapay döllenme yoluyla yetiştirilmelerinin nispeten kolay olması gibi nedenlerle doğal yaşam alanlarının dışındaki birçok ülkelere insanlar tarafından taşınmışlarıdır.
Esas itibariyle, eski dünya kıtaları adını verdiğimiz Asya, Avrupa ve Afrika’yı tamamen kaplamışlardır. Bununla beraber, Amerika’nın Kuzeye yakın bölgelerinde de bulunmaktadırlar. Daha da genelleştirecek olursak Madagaskar, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Amerika, Kuzey Kanada ve Alaska, Grönland ve İzlanda hariç olmak üzere bütün dünyaya dağılmışlardır. Şunu hemen hatırlatmak gerekir ki, bugün Madagaskar ve Amazon civarındaki mevcudiyetleri insanlar tarafından çeşitli maksatlar için taşınmalarıyla mümkün olmuştur. Bu familya dünya yüzünde 1500’e yakın tür ile temsil edilirse de, Türkiye’de 30 cins ve 70 türü yaşamaktadır.
Genus: CYPRİNUS Linnaeus, 1766
Cyprinus carpio LINNAEUS, 1758
İlk bulunuş yeri (Terra typica): Avrupa
Türkçe: Sazan balığı
İngilizce: Common carp
Fransızca: Carpe
Almanca: Carpfen
Diagnostik Özellikler
D: III-IV 16-22
A: II-III 5-6
P: I 15-17
V:II 7-8
L. lat. :35-40
L. tran. : 36-37
Farinks dişleri: 1.1.3-3.1.1
Solungaç diken sayısı: 27-28
Kromozom sayısı: 104

pullu sazan

  aynalı sazan  

Aynalı Sazan’
Bu tür, özellikle pul örtüsü yönünden birçok varyetelere ayrılmıştır. Örneğin, pullu sazan, aynalı sazan, deri sazanı gibi değişik varyeteleri vardır. Pullu sazan genellikle ülkemizin doğal sularında da bulunan ve çok geniş bir dağılım gösteren form olarak bilinir. Vücudu tamamen iri cycloid pullarla kaplanmıştır, başı gayet büyük, vücudu fazla yüksek değildir. Aynalı sazanda pulların sayısı iyice indirgenmiş olup, sadece yan taraflarında, ya L. lateral boyunca veyahut da sırt çizgisi boyunca bir sıra halinde uzanan oldukça iri ve adeta ayna gibi parlak pullar vardır. Deri sazanı ise, pullardan tamamen yoksundur. Vücudun üzeri gayet kalın bir deri ile örtülüdür. Gerek aynalı gerekse deri sazanı ırkları vücuduna nazaran başının çok küçük, etinin lezzetli ve az kılçıklı, büyüme süratinin de daha hızlı olması nedeni ile balık üretimi yapan balık çiftliklerinde kültür sazanı olarak tercih edilmektedirler.
Ilıman iklim bölgelerinin ekonomik öneme sahip türü olan sazan, sıcağı sevmesinin yanında soğuğa da dayanıklı olup, entansif yetiştiricilik için çok uygundur. Az miktarda oksijene gereksinim duyması ve yetiştirme sırasında boylama, kepçeyle yakalanma ve tartım gibi işlemlere duyarlı değildir ve kolayca yaralanmaz. 4-30°C arasındaki su sıcaklığı değişimlerine kısa sürede uyum sağlar.
Sazan müstesna bir çevre toleransına sahiptir. 20 °C’nin üzerinde optimum büyümesine karşın, uzun süre <1 °C su sıcaklığına ve ani sıcaklık değişikliklerine maruz kaldığında da yaşayabilir. Sazan ‰5 tuzlulukta ve 5-9 arasındaki pH’larda rutin olarak büyümektedir. Tuzluluk deneysel olarak ‰ 12’ye çıkarıldığında da büyümesini sürdürmektedir.
Türkiye’nin bütün bölgelerinde bulunan ve iç su balıkları üretimimizin önemli bir kısmını oluşturan türdür (Anadolu’da fazla soğuk olan yüksek dağ gölleri dışındaki birçok gölde ve bazı büyük nehirlerin durgun akan derin akan zonlarında da bulunurlar). Üretimin büyük kısmı Ege, İç Anadolu ve Güney Anadolu bölgesinden sağlanır (İznik, Sapanca, Manyas, Apolyont, Eğridir, Akşehir, Eber, Marmara, Bafa, Köyceğiz, Beyşehir, Eymir, Mogan, Çıldır, Işıklı, Gölcük, Karataş, Salda Gölleri ile Porsuk Çayı, Sarıyer Barajı, Kura-Aras nehir sistemleri, Küçük ve Büyük Menderes ile Gediz gibi büyük akarsuların aşağı havzalarında bulunmaktadır). Ege bölgesindeki bazı su kaynaklarında l. yılda 350 g, 2. yılda 1500 g’
Doğal yaşam alanı havuzlar, göller ve nehirlerdir. Su sıcaklığı ve yem durumuna bağlı olarak hızlı büyüyen bir balıktır. 20-25 yıl hatta 35-40 yıl yaşadıkları ve boylarının 1 m.’nin üzerine çıktığı ağırlıklarının ise 25-30 kg.’a ulaştığı bildirilmektedir.
Sazan dipten beslenen omnivor bir balıktır. Besinlerini bentik su hayvanları (su pireleri, dipter larvaları, kurtlar ve çeşitli küçük molluskler), planktonlar, bitki parçaları ve bitkisel artıklar oluşturur. Dipteki küçük su canlılarını çamurla birlikte alıp, çamuru geri atar. Bu nedenle, çamur içinde oyuklar açar. Büyük sazanların bazı küçük balıkları yedikleri de gözlenmiştir. En iyi yem alımı ve değerlendirmesi, 16-25 °C su sıcaklıklarında ve özellikle 23-24 °C'de olur.
Doğal ortamda gruplar halinde, göller ve yavaş akan nehirlerde su sıcaklığı 18-22 ºC olduğunda yumurtlar. Bitkilere yapışan yumurtalardan 3-4 günde larva çıkışı olur. Yumurtlama Mayıs-Temmuz ayları arasında su sıcaklığı 18-20 ºC’ye ulaştığında sığ ve bol bitkili su kesimlerinde olur. Aşağı yukarı 3 yaşında ergin hale gelirler. Sazanın üremesinde en önemli faktör su sıcaklığı olduğundan, kuzey ülkelerinde nadiren ürer veya hiç üremez. Yumurtlama bir haftada tamamlanır. 1 kg vücut ağırlığına 200-300 bin yumurta bırakır. Yumurtaları şeffaf ve yapışkan olup yaklaşık 1 mm çapındadır. Şişmiş yumurtanın çapı 1.6 mm. kadardır. Su bitkilerinin üzerine bırakılan yumurtalar 3-4 günde (60-70 gün x derece) açılır. Yumurtadan çıkan larvaların boyu, 5 mm’dir. Yumurtadan çıkan larvalar 1-3 gün süreyle tutunma organları ile su bitkilerine tutunurlar. Bu süre sonunda, su yüzeyine çıkarak yüzme keselerini hava ile doldurup, yüzmeye ve yem almaya başlarlar. Önceleri bitkisel ve hayvansal planktonlarla (algler, rotiferler, küçük kabuklular) beslenirler. Boyları 18 mm olduğunda bentik organizmalarla beslenmeye başlarlar.
Kış uykusuna yatarlar. Kışın ölmeden donabilirler. Su akıntısına karşı yüzebilirler. Kuyruğunu çeneleri arasına sıkıştırır, bıraktığında zemberek gibi boşanarak 3-5 metre sıçrayarak çağlayanları aşabilirler.ın uluslar arası isimlendirme sistemindeki Latince ismi Cyprinus carpio’dur. Aynalı sazan, yüksek sırtlı, tıknaz, vücudunun büyük kısmı pulsuz, pulları vücudunun değişik bölgelerine dağılmış ve yuvarlak, baş ve sırt kısımları esmer yeşil, yanlar yeşilimsi sarı renktedir. Ağızda diş bulunmaz, farinks dişleri vardır. Ağız kenarında bir çifti kalın, diğer çifti ince olan bıyıklara sahiptir. Göğüs ve karın yüzgeçleri çift, diğer yüzgeçleri ise tektir. Vücut kambur ve kafa küçüktür. Böylece daha fazla et bağlama imkânına sahiptir.ın üzerine ve 3. yılda da 2.5 kg’ın üzerine çıkabilmektedir.

12660
0
0
Yorum Yaz